Özhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği PEGASO Projesi kapsamında Akdeniz Kıyı Vakfı tarafından 4 yıldır yürütülen "Dalyan'ın Geleceği" konulu projenin büyük kısmının tamamlandığını bildirdi.
Çalışmaların sadece Türkiye'de değil, 21 Akdeniz ve 6 Karadeniz ülkesinde yapıldığını anlatan Özhan, "Yaptığımız etkinlikler bölgesel yarar sağlayacak. Bizim asıl amacımız bilimsel grupların çalışmalarıyla Akdeniz ve Karadeniz ülkelerindeki kıyı yönetimi seviyelerinin yükseltilmesine katkı sağlamak" diye konuştu.
- Tekneler kanalı ve sulak alanları tehdit ediyor
Dalyan kanalında günde yaklaşık 500 teknenin sefer yaptığını tespit ettiklerini dile getiren Özhan, şöyle konuştu:
"Dalyan kanalında teknelerde yaşanan hareketlilik sırasında egzozdan giden yağ, kömür parçacıkları kanalda kirlenmeye yol açıyor. 2-3 tekne arka arkaya gidiyor ve inanılmaz bir türbülans oluyor. Bu dalgalar da kanal kenarlarını yiyor. O sulak alanın altı bir daha gelmeyecek bir biçimde boşalıyor. Çünkü o toprak düşüyor ve kaybolup gidiyor, aşınmaya yol açıyor. Aynı zamanda kaplumbağalar teknelerin pervanelerine kafalarını çarpıyor ve ölüyor. Yavru balıklar geliyor, onlar o türbülansa dayanamıyor ve telef oluyor. Doğal yaşama da etkisi oluyor. Teknelerin egzozundan çıkan duman da hava kirliliği yapıyor."
Özhan, Dalyan ve çevresine teknelerin verdiği zararların ölçüsünün belirlenmesi ve ona göre hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Kanaldaki tekne sayısının fazla olduğunu ifade eden Özhan, "Kanaldaki tekne sayıda bir azaltma yapamıyorsanız en azından küçük önlemlerle etkiyi azaltmaya çalışabilirsiniz. Örneğin iki tekne seyir halindeyken birbirine en fazla 10 metre yaklaşabilir. Bu çok ciddi bir iyileşme sağlar. Kaplumbağalara ve yavru balıklara bir kaçma şansı verirsiniz. Aşınmayı da belli oranda azaltırsınız" şeklinde konuştu.
Özhan, projenin 2014'ün Ocak ayında yapılacak çalıştayla tamamlanacağını kaydetti.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.